Çarşamba, Aralık 24, 2008
posted by Erenay at 11:14 ÖS | 0 comments
Koca ayaklı oğlum benim, dün bir bugün iki derken ayakları bize yetişti nerdeyse. Yine ayakları büyüdü ve bir öncekiler küçük gelmeye başladı. Giydirirken sürekli kızıyo giymek istemiyo zaman zaman da ağlıyodu. Hatta bazen akkalarını gördüğünde bile kaçıyodu, giymek istemiyorum sıkıyo onlar ayaklarımı der gibiydi... Eee bu demektir ki yeni akka almanın zamanı gelmiş.
Akkalarını denerken çok sıkıldı annesi biraz kararsız olduğu için o mu olsun bu mu olsun derken çocuğa afakanlar bastı sıkıldı ağladı sonunda babasının kucağında sakinleşti... Keyfi tekrar yerine gelince son akkayı denedik. "hadi yürü oğlum" dedim. Bizim sıpa gitti gitti aynanın önünde durdu aynaya bakıyo kendince, "beğendinmi oğluum" diyip gülmeye başladık. O'da bize bakıyo naaptım ben şimdi gülüncek aaaa der gibi...
Bugün kurban bayramının birinci günü. "Bugün bayram erken kalkın çocuklar" derdi Barış Manço ama biz gece uyuyamadığımız için sabah erken kalkamadık. Bizim tontişimiz dün akşam 8 de uyudu, gece 1,30da uyandı ve 4 e kadar uyumadı. Gece boyunca babasıyla nöbetleşe uyuduk. Dolayısıyla sabah erken kalkamadık. Şimdi de sersem gibiyiz ailecek...
Bu aralar kendini tuhaf şekilde ifade etmeye başladı. İstediklerini "anneee ııı" şeklinde ya da elimizden tutup istediği yere götürerek anlatıyo. Tırmanma işi had safhada, çıkamadığı hiç bir yer kalmadı. Pencere pervazları, sandalyeler, masa üstleri... Koltukları saymıyorum bile... Herşeyi anlar şekilde bakıyo ve heşeye mutlaka farklı bir ııı sesi veriyo. Yemekle aramız hala yok, ben zorla yedirmesem hiiiç niyeti yok yemeye. İlk defa dün sabah bizimle birlikte adam gibi kahvaltı yaptı. Sadece 6 dişi (Altta 2, üstte 4) olduğu için çiğnerken zorlanıyo, onun için fazla zorlayamıyorum. Dün sabah 7'de kalktığında bir fincan süt içti ve saat 11'e kadar bişey yedirmedim, sonra bizimle (babaannesi ve ben) birlikte masaya oturdu ve tabağındakilerin hepsini yedi. Tabağın içeriği şunlardı; 3 tatlı kaşığı labne peynir, az haşlanmış 1 yumurta, 1 tane zeytin, yarım domates, yarım dilim ekmek içi, 1 tatlı kaşığı pekmez ve yarım fincan paşa çayı. Afiyet olsun tontişime...
Sevgili oğlum gün içinde beni çok yoruyo, sabah kalktığımdan itibaren babası gelene kadar canımı çıkartıyo. Babasına çok düşkün, geç geldiğinde kapılarda kalıyo baba baba diye ağlıyo. Bazen gece uykusunda mutlaka onu babasının sallamasını istiyo. Sıpa işte nolcak...
olan şeylere bayılıyorum. Mesela geçen gün dedem eline bi kontrol kalemi bi de tornavida almış priz tamir ediyodu. Sonra ben dedemden gördüğüm gibi tornavidayı prizin içine sokmak üzereyken arkamdan bi çığlık koptu, "kaşla göz arasında nasıl becerdin oğluuum" diye. Yaa noluyo yaa diye ağlamaya başladım, tamda heveslenmiştim ama bırakmadılar. Eee priz işide yarım kaldı tabi... Yani böyle cısslı işleri pek seviyorum ama rahat bırakmıyolarki bi cıss yapalım alla allaaa... Geçen zamanda çoook şey öğrendim aslında, bir çok kelimeyi rahatlıkla söyleyebiliyorum, kısa kısa bi iki şey de söyleyebiliyorum. Yeni kelimelerimi de annem bi ara yazar.
annem ne kadar sevindi, amanda benim oğlum büyümüşte bana ekmek mi getirmiş diye çok sevindi. Bende iyi bişey yapmanın verdiği sevinçle kasıldım...
Canım oğlumun sağolsun uykuyla pek arası yoktur, burda uyuyo göründüğüne bakmayın... Gece geç uyusa da mutlaka sabahın köründe kalkar. Hiç demez ki, aman annem babam biraz uyusunlar da dinlensinler diye :)) Birkaç gündür bela bi başağrım vardı, O'da sağolsun pek bi anlayışlı, dur desem durur yapma desem yapmaz... Emin ol ki tam tersi. Erenay dur bi oğlum başım çok ağrıyo diyorum, gelip başımı tutup birazda yüzüme üfleyip gidiyo, sözde şifa üflüyomuş... Bugün sabah yine 6,30 da uyandı biraz salladım ama baktım uyuycak gibi değil, süt ılıtıyım içer belki dedim ama nerdeeee. Bugüne kadar iştahla birşey yediğini görmedim walla. Aaaa meyveli yoğurtlar ve hazır meyve püreleri hariç...
Babamın benim için aldığı ilk ayakkabılar 22 numaraydı. 2 yaşına gelince giyerim diye düşünüyolardı. Hatta bundan 1 ay önce (16,5 aylıkken) bir deneyelim bakalım belki olurlar dedik baktık ve olmadılar. Parmak uçlarında fazlalık kalıyodu. Herhalde yaza tam olurlar diye düşünmeye devam ettik ve kışın evde giymem için bir ev ayakkabısı aldık.
sıktılar ayaklarımı. O sırada babaannem burdaydı o ilk aykkabıları bi deneyelim dedik denedik tam oldu. AAAAA şaşırdım walla hatta herkes şaşırdı daha geçen ay bakmıştık daha büyük geliyolardı ama şimdi tam oluyolar. Neyse artık onlarıda evde giyiyorum...
ayda bir ayakkabı alıyoruz sana farkındamısın???" diyo annem.. evet annee farkındayım..